Herkese selam! Bugün blogda hepimizin heyecanla beklediği ama benim için tam bir “Ne izledim ben az önce?” anına dönüşen bir defileyi, Miu Miu Fall 2026 koleksiyonunu konuşacağız.
Beni takip edenler bilir; genelde Miu Miu’nun o hafif nostaljik, tuhaf ama her zaman zekice kurgulanmış estetiğini çok beğenirim. Her koleksiyonda mutlaka kalbimi çalan, dolabıma katmak fikri ile heyecanlandığım bir parça olurdu. Fakat bu defile… gerçekten inanamıyorum ama koca koleksiyonda beğendiğim tek bir parça bile yok!
Boş Verilmişlik ve Göz Yoran Detaylar
Defileyi izlerken hissettiğim en baskın duygu yorgunluktu. Sanki ortada gerçek bir tasarım vizyonu yokmuş da, “Şöyle bir atölyeye girelim de çıksın bir şeyler, nasılsa satar” denilmiş gibi bir boş verilmişlik hakimdi. O alıştığımız akıllıca uyumsuzluk gitmiş, yerine sadece göz yoran, anlam veremediğim bir karmaşa gelmiş gibi gördüm.
Peki onca görünüm arasından aklımda kalan, “Eh, fena değil” dediğim tek şey ne oldu dersiniz? Pantolon paçaları 🙂 Evet, koca Miu Miu defilesinden bana kalan tek ilham paça detayları oldu. Gerçekten düğme ve uç kıvrım patları ile çok iyi duruyorlardı.

Moda Dünyası Ne Diyor?
“Acaba ben mi çok acımasızım?” diyerek defile sonrası yazılan çizilenlere, moda forumlarına ve eleştirmenlerin yorumlarına biraz göz attım. Gördüm ki yalnız değilmişim! Moda dünyası bu koleksiyon hakkında tam olarak ikiye bölünmüş.
“Styling Egzersizi” Diyenler: Birçok moda forumunda koleksiyon “ilhamdan yoksun” ve marka için “yeni bir dip noktası” olarak eleştiriliyor. Tıpkı benim gibi, ortada yeni bir tasarım çabası olmadığını, defilenin sadece yorucu bir styling (kombinleme) egzersizinden ibaret olduğunu savunan dev bir kitle var. Hatta ön sıra görünümlerindeki uyumsuzluklar için “rastgele birleştirilmiş” ve “depresif” yorumları yapanlar hiç de az değil.
Felsefi Bulanlar: Öte yandan, koleksiyonun bedene ve insanın dünyadaki küçüklüğüne odaklandığını savunan daha entelektüel bir grup da var. Onlara göre bu sadelik, dökümlü kumaşlar ve bedeni saran parçalar, insanın “kendisine verdiği değere” dair felsefi ve duyarlı bir yaklaşım.
Sonuç olarak; arkasında yatan felsefe ne kadar derin olursa olsun, moda bence aynı zamanda bir heyecan meselesidir. Ve Miu Miu Fall ’26, en azından benim için, heyecan uyandırmaktan çok uzak, biraz da göz yorucu bir deneyimdi.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? Aranızda o karmaşanın içinde aşık olduğu bir parça bulan var mı? Yorumlarda buluşalım!
Sevgilerimle,
Aslı























